11.2.09

Kahraman...


Önceki gün bu resmi çektim... Güzel istanbulun en güzel caddesinde. dolmabahçeden beşiktaşa inen yol... Yazın yeşil yaprakların süslediği, kış mevsimindeyse ağaçların çırıpçıplak kaldığı bir yol... Kışın hiç de keyfi yok ama yaz aylarında yürümekten en keyif alınan yol...


Bugün... evde koltuğumda oturup müziğimi dinlemek istiyorum. ama bazen işyeri iyi de gelebiliyor. Bir tarafından İsrail seçimlerini takip edip bir taraftan kulağımda bach çellosunu dinleyip diğer taraftan da hayatımı düşünüyorum. Buket Uzuner son kitabıyla ilgili söyleşisinde,

"insanın hayatında üç önemli hareket vardır: seks, dans ve yolculuk" demiş... Sizin hayatınızın hareketi hangisi? üçünü yapıyorsanız gerçekten şanslısınız. yanıtınız iki ise şunu sorarım o zaman: "hangi ikisi olduğu önemli":)


Hayatı bazen olduğu gibi kabul etmek gerek... Kötülükleri, zayıflıkları, başarısızlıkları, hayal kırıklıkları, mutsuzluklarıyla... "Neden" diye sormamak gerek, yürümek gerek. Hep yanıt bulamadığımız zamanları hazmetmek gerek. Mantık terazisine oturtamadığımız durumları sindirmek gerek. Başkasının değil kendinin kahramanı olmak gerek. Nefes aldığın için şükretmek gerek ve "zayıfları bıraktım, hayata devam ediyorum, hangi ikisi olduğunu söylemekse istemiyorum, bana kalsın" demek gerek...


Sevgiyle kalın...

4 yorum:

murat dedi ki...

ben yolculukta yapmak istiyorummmmmmmmmmmmmmmmm... sex ve dans bol bol yapıyoz zaten... :)

Bilge dedi ki...

sabah sabah hiç gülecek halim yoktu... ruhum o kadar yorgun ki dostum. yapalım bitanem hep beraber. binelim arabaya kankiler gezelim. ama siz zaten çeşme-izmir-kuşadası-foça yollarını arşınlaya arşınlaya bi hal oluyorsunuz yazları... (bu arada bir sir vereyim, ben senden daha şanslıyım!):)

çiğdem dedi ki...

İsterseniz şans konusunda benimle yarışmayın ne dersiniz;)

Bilge dedi ki...

evet bir an düşündüm de en son yarışılması gereken insan yer yüzünde sensin::)) sana yolculuk konusunda fark atıyorum ama içim biraz kırgın; neden sadece yolculuk diye...ehehehhehe