17.11.09

"Bütün tabiat ayaktayken bize oturmak yakışmaz" demiş K. İskender


"Şiir yazmak duygularını döküp duygusal olmak değildir... Şiir yazmak kendini Tanrı gibi hissetmektir. Sonra Tanrı olmadığını farkedip acı çekmektir..."

diyor şahsına münhasır adam Küçük İskender... biliyor musunuz kendisi her pazartesi gecesi, beyoğlundaki meis kafede şiir günleri düzenliyor. tam 17 yıldır... 
ben üniversitedeyken ve düşünün tüyap kitap fuarı hala tepebaşındayken gitmiştim bir keresinde. büyük iskender ve nevzat çelik'in şiir okuması vardı. nevzat çelik'i çok az kişi tanır; bilmeyenler için söyleyeyim ki, kendisi ahmet kaya'nın efsane şarkısı "saçlarına yıldız düşmüş koparma anne" dizelerini de içeren "şafak türküsü" şiirini kaleme alan şairdir.

velhasıl ben o günden sadece bir elinde sigarası diğer elinde de bir şiir kitabıyla küçük iskenderi hatırlıyorum. öyle aşık olmuştum adama; dedim bu ipince adamdan bu sivrisinek gibi duran adamdan bu ses mi çıkar tanrım. bir insan böyle güzel şiir mi okurdu yaa... 

işte bu anılarla dün akşam gittim meis kafeye. buz gibi bir havada sıcak bir ıhlamurla başladım beklemeye... herkesle teker teker tokalaştı iskender. öyle kendini Tanrı sananlardan değildi. ooo hoşgeldiniz diyordu herkese... sonra başladı. şiir bu işte. insanı alıyor başka bir dünyanın içine sokup üzerine de kapıyı kapatıveriyor bir anda... dakikalar geçtikçe utandım ki yıllardır bir kez bile zaman ayırıp da gitmemiştim. olsun.. iki saat boyunca hem küçük iskenderin hem de diğer amatör şairlerin şiirlerini dinledim. şiire gerçekten gönül veren bir dolu insandık işte... kütüphanemde hala şiir kitaplarının diğerlerinden daha fazla olmasıyla övünmüşümdür. lisedeyken yazardım ama şair olmak başka bir yetenek. dün gece bir kez daha anladım ki ermiş insanlar şairler. tek bir dizeyle koca bir romanda anlatılmak isteneni nasıl da veriyorlar. 
ama nasıl ki şiir yazmak bir sanatsa onu okumak başlı başına başka bir sanat. sahnede elleriyle, gözleriyle, gülümsemesi ve kimi zaman ağzından tükürükler atarak okuduğu şiirlerle büyüdü gözümde kendisi... ve ben murathan'dan sonra bir başka eşcinsel şaire daha aşık olmuştum... ne yapalım bütün iyi şairler gay ise... bize de uzaktan uzaktan hayran olmak kalıyor işte...
dillerine emeğine sağlık koca şair İskender... 

HAMİŞ: Küçük İskender'in son kitabı çıktı. ben de aldım... adı "Galileo'nun Pergeli"... şiddetle tavsiye ederim. Alın şiir kazansın... Ve kitaptan bir alıntı: Bütün tabiat ayaktayken oturak bize yakışmaz... 

Hiç yorum yok: