14.2.10

Saçım Ziynet Sali gibi olsun lütfen!!!


Kadınlar tuhaf yaratıklar bence... yani sürekli bir değişim bir yenilenme, yeni giysiler, yeni elbiseler, yeni ayakkabılar, yeni yeni yeni. sanki tüm tüketim dünyası kadınlar için çalışıyor değil mi? özellikle erkeklerin ne kadar şikayetçi olduğunu biliyorum. yaşasın kredi kartları ve ezberlenen şifreler:)... geçenlerde "sex and the city"yi izliyordum ve samantha (seyredenler namını bilir) süper bir cümle etti: dünya erkeklerin vermesi kadınların da alması üzerine kuruludur. ne tarafa çekilirse artık...
neyse konuya dönelim, yoksa yolunu şaşırmak üzere...
ben öyle asla bir tüketim canavar olmadım. son 3 yılda takıntı yaptığı ayakkabılar, çizmeler, sandaletler, terlikler ve ayağa giyilebilen diğer eşyalar dışında hiçbir lüksüm de yok... zaten onlar kredi kartımı yeterince dolduruyor. ama artık hayatımda bir değişiklik yapmalıydım. ve neredeyse 4 yıldır yapmadığım bir şeyi yaptım: kuaföre gittim.
saçlarım benim için kutsaldır. her kadınınki gibi... yani öyle değişiklik yapmak için mutlaka bir neden, önemli bir rol modeli ve kendi saçlarından gerçekten memnun olmamak/bir arızası olması gerekir. ne yapsam ne yapsam derken televizyonda bir şarkıcı gördüm. adını bilmiyorum. hemen kuaföre gittim. dedim aç kanal d'yi... işte bu kadınınki gibi istiyorum. "Aa bu zeynep sali. tanımıyo musun?"... "yooo.. boşver sen tanımamı boya işte, kısalt bi şeyler yap. hee bir de çabuk yap her an vazgeçebilirim.."
işte bu sözlerimi sarf ettiğimde saatler öğleden sonra 2'yi gösteriyordu. "Borcum ne kadardı" sorusunu sorduğumda ise saat kaçtı biliyo musunuz? 6... akşam... Evet dakikalar geçtikçe neden en son 4 yıl önce gittiğimi kesime/boyaya vs.'ye o zaman anladım. süre şöyle geçti; teker teker paketleme, aralarını sarıya döndüren balyaj denilen şey. ardından yıkadı. sonra hepsini yeniden boyadı. bekle bekle bekle bekle... sonra kesti kuruttu sardı vs vs vs vs vs... okumadığım kadın dergisi kalmadı. hello, şamdan, tutti frutti, in style, cosmo... kadınlar erkekler ilişkiler en iyi lokantalar... içim bayıldı yemin ederim...
sonunda çıktım. artık saçlarım kızıl kahve.. kimilerine göre fındık kabuğu... yani bilmiyorum ben. dedim o kadın gibi olsun oldu. hem de çok güzel oldu. kuaförüm teee mimarsinan'da. acayip becerikli ve tabii ki süper sabırlı cool bir adam. ellerine sağlık burakcığım... maşa ve de düzleştirici de aldım. artık sabahın köründe kalkıp saçlarımı sarıyorum, düzeltiyorum, tokalar takıyorum. bi saç insanı bu kadar mı mutlu eder? Bilmem ediyormuş işte...

4 yorum:

SELEN dedi ki...

CAnım benim,bir de fotoğraf lütfenn::))

Adsız dedi ki...

en kısa zamanda görüşmek gerek o zaman bilgecim en kısa sürede çengelköy taraflarına bekliyorum seni :) sendeki değişimleri merak ediyorum :)

Bilge dedi ki...

Yok sen gel gör istanbul'da:)) ben sana mail atarım canımın içi...

adsız; çengelköyde oturan tek bir arkadaşım var benim o sen misin?:))

Kadriye dedi ki...

e adsız yorum yaparsam kim olduğumu anlaman zor tabi :) çengelköyde benden başka kim olabilir